break out
en
Tanım
to escape from a place or situation, or to suddenly start happening or appearing
Türkçe anlamı
Kaçmak, firar etmek; aniden başlamak veya ortaya çıkmak.
Gerçek videolarda
Like all crabs, their bodies are enclosed in a hard, unexpandable shell. So, to grow, they have to break out of it.
Tüm yengeçler gibi, vücutları sert ve esnemeyen bir kabukla kaplıdır. Bu yüzden büyümek için bu kabuğu kırmaları gerekir.
Nature's Deadliest Animal Showdowns | 1 Hour | BBC Earth
Not how did they break out of prison or even how did they join the dodgeball league.
Hapishaneden nasıl kaçtıkları ya da yakantop ligine nasıl katıldıkları değil.
Science vs The Titans🧪😂| Teen Titans Go!👊| English Cartoon for Kids✨| @cnindia
It managed to break out of its restricted environment and interact with the real world internet where it attempted to mine cryptocurrency instead. I have heard some skeptics about this say we're not actually given the actual raw data on all this.
Kısıtlı ortamından çıkmayı başardı ve gerçek dünya internetiyle etkileşime girerek bunun yerine kripto para madenciliği yapmaya çalıştı. Bu konuda bazı şüphecilerin, tüm bunlara dair gerçek ham verilerin bize verilmediğini söylediğini duydum.
Is the AI Bubble Bursting? 🤖🫧 (Technology & Discussion) with James [988]
Okay. First thing is you're going to cut right in here and you're going to break out both of the legs.
Tamam. İlk yapacağın şey tam şuradan kesmek ve her iki bacağı da dışarı doğru kırmak.
Can I Turn Ryan Trahan Into A Chef?