Tüm kelimeler

filled up

en

Tanım

to make something completely full by adding a substance until there is no more space left

Türkçe anlamı

Doldurmak. Bir kabın veya alanın içine, boş yer kalmayacak şekilde madde ekleyerek tamamını doldurmak.

Gerçek videolarda

0 / 5
  • When I fell by the river, my boot filled up with snow.

    Nehir kenarında düştüğümde botum karla doldu.

    7 Days Stranded in The Arctic

  • Honestly, honestly, fine. It's interesting. M yeah, I shouldn't have filled up on bread really.

    Cidden, cidden, iyiyim. İlginçmiş. M evet, aslında karnımı ekmekle doyurmamalıydım.

    RAMBLEMAN: Into The Ramblezone 🌀 [990]

  • Um uh yeah, I I shouldn't have filled up on bread really.

    Şey, evet, aslında ekmekle karnımı doyurmamalıydım.

    RAMBLEMAN: Into The Ramblezone 🌀 [990]

  • So I didn't know I filled up this whole reward card thing and I never fill up cards.

    Bu ödül kartını tamamen doldurduğumu bilmiyordum, normalde asla kart dolduramam.

    a week in my life | my wellness routine

  • Because managing your photos, the problem is that your phone gets filled up with photos.

    Çünkü fotoğraflarınızı yönetmekle ilgili sorun şu ki, telefonunuz fotoğraflarla dolup taşıyor.

    Technology in Everyday Life (Part 1) 👨‍💻 The Choices We Make / Topic Discussion & Vocabulary [946]

Çerez Kullanımı

Web sitemizi geliştirmek için çerezler kullanırız. Deneyiminizi iyileştirmek ve site kullanımını analiz etmek için Google Analytics kullanırız. Çerez politikamızı oku